ZEYTİN YAPRAĞI DEYİP GEÇMEYİN…

2
1998

Athena’yı bir şehre tanrıça yapan, Atinalı Solon’un keseni idamla cezalandırdığı, Homeros’un kulağına fısıldayan ağaç… Bolluğun, ölümsüzlüğün, barışın, zaferin, arınmışlığın, yeniden doğuşun simgesi… Tüm kutsal kitaplarda, binlerce yıllık öykülerde, destanlarda adı geçen zeytin ağacı… Zeytin deyip geçmeyin… bin yıllık zamanlara tanıklık eder. Homeros’un kulağına fısıldadığı gibi “herkese ait olan ve kimseye ait olmayan, biz gelmeden önce buralarda olan ve biz gittikten sonrada buralarda olacak olan’ hayat ağacı…

Konu zeytin ağacı olunca, insanın şiirsel bir anlatım içine giresi geliyor J Meyvesinden çekirdeğine, yaprağından, yağına sayısız nimetler sunan, şifa kaynağıdır zeytin ağaçları. Gövdelerine baktığımda bile, birbirine sarılmış insan şekilleri gördüğüm, her şekle bir hikaye yazdığım, ölümsüzlük sembolleri… İnsanlığa hediyedir zeytin ağaçları.

Engebeli arazilerin, ılık rüzgarları olan diyarların, her daim yeşil – gri görüntüsüdür onlar. Baharın en güzel zamanlarında, yeşilimsi beyaz çiçeklerle süslenir geniş dalları, sonraya meyveye döner o çiçekler. Önce yeşil, sonra mor, en son siyah… Her evrenin tadı, başka güzeldir.

Zeytinin, zeytinyağının faydalarını az çok biliriz hepimiz. Şimdi size daha az bildiğimiz ama okuduğunuz da benim gibi “napsam direkt ağaca yanaşıp dalından mı yesem 🙂 ” diye aklınızdan geçirme ihtimaliniz olan bir bölümünden bahsedeceğim. Yapraklarından… Evet dünyanın önde gelen üniversitelerinin ve tıbbi araştırmacıların da tastiklediği sayısız faydaları var zeytin yaprağının.

Zeytin yaprağında ki birincil madde, 100 yıldan uzun bir süredir bilim insanlarının da ilgisini çeken  oleuropein olarak bilinen bir bileşiktir. Oleuropein, antifungal (mantar enfeksiyonlarında etkili) , antiviral (viral hastalıklarda etkili)  ve antibakteriyal (bakteriyel hastalıklarda etkili) faliyetler sunmaktadır.

• 2009 yılında Yanya Laconia Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, zeytin yaprağının ekstraktının, kanseri ve endotel hücre üremisini engelleyebilen, yüksek antioksidan potensi bulunduğunu keşfetti. Ayrıca beyin kanseri, idrar torbası kanseri ve meme kanseri bağlantılı hücrelerin büyümesini yavaşlatabilir etkisini gözlemlemişlerdir.

• Zeytin yaprağı, hipertansiyonu gidermek, kan basıncını düşürmek ve nihayetinde potansiyel kalp komplikasyonları riskini azalmaya yardımcı, antihipertansif özellikler sunar. 2011 yılında, Endonesya Üniversitesi uzmanları, yüksek tansiyonli veya hipertansiyonlu kişileri verilen reçeteli ilaçlarla karşılaştırma yaptılar. Hastalara 8 hafta boyunca günde iki kez 500 mg zeytin yaprağı özütü verdiler ve kan basınçlarında belirgin düşüş gözlemlediler.

• 2008 yılında International Journal of Cosmetic Science’da yayımlanan bir araştırmaya göre, zeytin yaprağı oleuropein özütünün cilt kızarıklığını önemli ölçüde azalttığı, kan dolaşımını arttıdığı belirlendi. İçerisinde ki E vitaminin katkısı da cabası.

• 2011 yılında Kanser Dergisi’nde yayımlanan (International Jornual of Cancer) araştırmaya göre, zeytin yaprağı özütü, cilt kanserine karşı da bilimsel olarak etken bulundu.

• Zeytin yaprağı, antiviral özellikleri sayesinde yalnızca tehlikeli virüslere karşı değil, soğuk algınlığı hastalıklarına karşı mücadeleye de yardımcı oluyor.

İnsanlığa öyle bir hediyedir ki zeytin ağaçları, herbir parçası ayrı bir şifa kaynağı. Diliyorum bu muhteşem ağacın bizi sevdiği kadar bizde onu sevelim…

2 YORUMLAR

  1. Zeytinyağı üretim aşamasında çok kötü koku yayıyor etrafa. Bence zeytin ağaçları kesilmeli ve zeytin tarihin tozlu sayfalarına gömülmeli. Böyle kötü kokan bir meyve yok.

  2. Kokuyormuş! Tarihin tozlu sayfalarına gömülmeliymiş! Beslenme, omega yağ asitleri, vitamin ve mineralleri dengeli almanın zeka gelişimi üzerindeki etkilerini araştırmasın artık bilim insanları. Niyazi’yi incelesinler yeter. İsmen sadece bir şey yoluna giderken anılan insanların fikren de aynı yolda olmaları üzücü!

CEVAP VER

Lütfen yorum yapınız!
Lütfen adınızı yazınız